31 Temmuz 2008 Perşembe

tatil kacamakları-ucuz tatil için

Meksika sahillerinden Tayland Körfezi’ne uzanan enfes bir kıyı şeridini, makul fiyatlar karşılığında yapabileceğiniz harika bir tatil için araştırdık. Bu doğa harikası 5 inziva bölgesinin birinde geçireceğiniz tek gecenin size en yoğun sezonda bile 250 doların altında bir ücrete mal olacağını garanti ediyoruz.
Meksika-Veracruz (145$)

Meksika’nın kıyı şeridi, eğlenceye düşkünlüğü ve giderek artan kalabalığıyla meşhur bir turist kafilesine ev sahipliği yapmaya devam ettikçe iştahla tüketilen çok önemli birkaç tarihi zenginliğine daha da kuvvetle sarılıyor. Bunların arasında, yüksek standartlara sahip yenilikçi ama bir o kadar da yerel çizgilerden esinlenerek yaratılan bölgedeki tasarım harikalarını sayabiliriz. Mexico City’nin en önemli otellerinden Playa del Carmen’deki Habita Hotel ve Deseo’nun arkasındaki isim Carlos Couturier’in yeni projesi Azucar (Monte Gordo; 52-232/321-0678; www.hotelazucar.com), yukarıda bahsettiğimiz yerelle yeniyi birleştiren tasarım harikaları arasında sayılabilir. Otel, Veracruz’un doğu bölgesindeki şeker kamışı tarlalarıyla narenciye koruları ve bakir kumsallar arasında konumlanmış.

Bu küçük ama gösterişli tatil kasabası; rahatlatıcı fiziki konumu, her sabah yapılan yoga egzersizleri, otele bir Doğu kenti havası veren Asya’yla bir örnek spa’sı, canlı pembe renkleri, her yerde kendini gösteren Meksika titizliği, enfes yemekleri ve tatlı su karidesleriyle geleneği yeniden tanımlarken yarattığı Latin havasıyla ondan uzaklaşmamaya da çalışıyor. Heykelvari duvarları, inci renkli karoları ve hamaklı özel teraslarıyla 20 kadar ışıldayan ağaç evi tatilinizi eşsiz kılmak için sizleri bekliyor.

Mutlaka Yapın!
Bölgenin şeker endüstrisinin önemli bir yapıtaşı olduğu günlerden esintiler taşıyan ve Fransız ve Afro-Karayip karışımı sakinleriyle dikkat çeken merkeze 10 dakika uzaklıktaki San Rafael kasabasını mutlaka görün. Burada, kente özgü olan el yapımı peynirler, baget ekmekler, küçük kekler, pan de agua ve nefis lechero kahvesini denemek için mutlaka uğrayın: Bay Lambert’in Geleneksel Peynir ve Kreması (39 Avda. 16 de Septiembre N.; 52-232/325-0373) ve Maasberg aile fırını (3 Calle Encinas; 52-232/325-0423).
Tayland-Phuket Adası (243$)

Eşsiz tatil beldesi Phuket, kıyı şeridini harabeye çeviren tsunami felaketinin üzerinden iki yıl geçmeden, yepyeni ve değişik seçeneklerle kendini geliştirmiş olarak karşımızda. Bölgede geçtiğimiz yıl içinde bir dizi otel açıldı. Bunların içinde en göze çarpanı Indigo Pearl (66-76/327-006; www.indigo-pearl.com). Nai Yang kumsalının yakınlarındaki bu 277 odalı tatil kasabasında, Bangkok asıllı mimar Bill Bensley’nin dokunuşlarını görürüz. Indigo Pearl’ün endüstriyel iç tasarımı; parlak yüzeyleri, demir kirişleri, rüzgara açık tavanları ve makineleşmeden özenilerek yapılan heykelleriyle bölgenin kalay madeni olarak önem taşıyan daha önceki dönemine gönderme yapar. Otelin içindeki en etkileyici şeylerden biri Tai ipeğinin süslediği çarşaflardan ve sandalyelerden oluşan bir bahçe. Bu arada pelüş yataklar ve geniş banyoları da unutmamalıyız. Dağınık bir alana yayılmış otelde ayrıca üç tane yüzme havuzu (küçük bir not: sakın küçük cam bilyelerle süslü ‘yılan derisi’ havuzunu kaçırmayın!), yoga merkezli bir spa, tenis kortları, hafif esintili bir tapas barı ve farklı beş adet bölgesel restoran bulunuyor. Kumsal boyunca, uygun fiyatlı bar seçenekleri gecenizi ve gündüzünüzü canlı tutmaya devam ediyor.

Mutlaka Yapın!
Hafif dozlu bir kültürel esintisi için Phuket Kasabası’nın içinde mutlaka yürüyüşe çıkın. Burada, Phuket’in kalay-işleme merkezi olarak anıldığı 19. yüzyıldan kalma Sino-Portekiz tarzı alışveriş mağazalarının şık restoran ve barlara dönüştürüldüğünü görüyoruz. Antikalara bakmak ve goon jian adı verilen marine edilmiş spsla servis edilen iri karidesler gibi yerel yemekleri tatmak için mutlaka uğrayın: China Inn Café (20 Thalang Rd.; 66-76/356-239, iki kişilik yemek 30$).
Belize-Ambergris Caye (230$)

Rehavet bölgesi olarak anabileceğimiz Ambergis Caye, kumlu Belize şehrinden 20 dakikalık bir uçuş mesafesinde olmasına rağmen ziyaretçilerine başka bir dünyaya geldikleri hissini yaşatıyor. Pudra beyazı kumsalları, çıplak ayakla yapılan alışverişleri, araba kullanımının yasak olduğu yolları (yerel halk, yürümedikleri sürece, ulaşımlarını çoklukla el arabaları ya da yol yorgunu bisikletlerle sağlıyor) ve mahmur yürüyüşleriyle Ambergis Caye; inzivaya çekilmek isteyenler için uygun bir yer. Adanın kuzey kesimindeki özel bölgede konumlanmış olan Mata Chica Beach Resort (011-501/220-5010; www.matachica.com), tatil severler için ideal bir yer.

Burada konaklayanlar, merkezi San Pedro’nın canlı restoranları ve alışveriş merkezlerinin deniz taksisiyle yapılan kısa bir yolculuk uzaklığında olduğunun farkında olsalar da kendilerini doğanın büyüleyici rehavetine kaptırmaktan alıkoyamazlar. Yine de sessizlikten sıkılabilecekler için sunulan Mambo restorandaki enfes deniz yemekleri menüsü, yeni martini salonundaki film gösterimleri ve spa’daki muz ve esmer şeker terapileri gibi alternatif seçenekler; bu tatil beldesini biraz daha hareket için bırakıp gitmeyi zorlaştırıyor. Mango veya kavun pembesine boyanmış açık renkli 14 bungalovun hepsinde deniz manzarası, havalandırma, teras, Lionel Dumas imzalı duvar resimleri, etrafı bambu ağaçlarından yapılma malzemeyle kaplanmış cam duvarlı duşlar ve Meksika işi fayanslar bulunuyor. Kumsalın hemen önündekilerden 120 dolar daha ucuz olmasına rağmen denize 30 saniyelik bir yürüyüş mesafesindeki Sea Breeze bungalovlarını özellikle tavsiye ediyoruz. Aklınızda olsun, bunlardan sadece dört adet var.

Mutlaka Yapın!
Deniz yaşamının bir kaleydoskopu için mutlaka Hol Chan Marine Reserve (www.holchanbelize.org) uğrayın. Deneyimli dalgıçlar eşliğinde yapılan bir gezi sonrasında turkuvaz rengindeki denizin ortasında gece mavisi ünlü Mavi Delik sizleri bekliyor. Akşamları ise pizzaları, soğuk margaritaları ve yakamoz süslü deniz manzarasıyla ünlü Rojo Lounge’a (011-501/226-4012; www.azulbelize.com) mutlaka gidin.
İspanya-San Sebastian (177$)

Yüzyıldan fazla bir süredir tatil beldesi olarak anılmasına karşın (örneğin, İspanyol Kraliçesi Maria Cristina 1890’larda yaz tatili için sık sık burayı tercih ediyordu); San Sebastian, doğuştan getirdiği bir özelliği olan kartpostalımsı güzellikteki beyaz ve parlak renkli kumsallarından çok gastronomi kabiliyeti ile mevzu bahis edilir. Bölgenin, bu az da olsa göz ardı edilmiş zenginliğinin tadına en iyi varabileceğiniz adres: La Concha kumsalının merkezindeki geniş yürüme yolunu ortalayan 1911’lerden kalma Viktoryen stiliyle göze çarpan Hotel Niza (56 Calle Zubieta; 34-943/426-663; www.hotelniza.com). Niza’nın 40’a yakın odası yerel tonları hakim olduğu mavive sarı renkler kullanılarak boyanmıştır. Odalarınıza giderken yaptığınız yolculukta size demode ama bir o kadar da nostaljik öğeler taşıyan eski bir asansör eşlik ediyor.

Gece olduğunda; yalnızca otele gelen turistler değil San Sebastian sakinleri de, otelin lezzetli ve uygun fiyatlı yemeklerinin tadına bakmak için Niza’nın İtalyan restoranı (La Pasta Gansa) ve tapas barını (Cafe Biarritz) doldururlar. İlerleyen saatlerdeyse, yenen enfes güzellikteki yemeklerden memnun bir şekilde, Calle Reyes Catolicos boyunca uzanan barlardan birinde yakamoz süslü denize bakarak içkinizi yudumlamaya devam edebilirsiniz. Bir Niza misafiri olarak gündüzleri La Concha’da güneşlenebilir, Zurriola’da sörf yapabilir ya da bir zamanlar Maria Cristina’nın yaptığı gibi Palacio Miramar’ın şimdilerde piknikçilere açık olan çimenlik alanlarında yürüyüş yapabilirsiniz. Mutlaka Yapın!: San Sebastian’ın restoranları pinxtos adı verilen yerel bir tür yemekle ünlü. Mesela, iç içe geçmiş caddelerden oluşan Eski Şehir’in tam göbeğindeki Gandarias (23 Calle 31 de Agosto; 34/943-426-362; iki kişilik yemek 65$), pinxtos’ları birer mücevher gibi tabaklara dizerek iştah kabartıyor.

Mutlaka Yapın!
Bir de, eski limandaki Aita Mari (21-23 Calle Puerto; 34/943-431-359; iki kişilik yemek 78$) taze balıkları ve özenli sunumuyla San Sebastian’da gidilmesi gereken yerlerden biri.
Tanzanya-Zanzibar (168$)

Afrika’nın baharat adası olarak ünlenen Zanzibar, tarihinin ilk günlerinden itibaren gezginleri kıyılarına çekmeyi başarmış bir yer. Bazı günler parlaklığıyla 1965 model Mustang’in Hanedan Yeşili rengini anımsatan suları, ünlü beyaz kumsalları ve artan sayıdaki stil sahibi otelleriyle Zanzibar; yeni ve sofistike bir döneme giriyor. Fumba Beach Lodge (255-777/860-504; www.fumbabeachlodge.com) Zanzibar’da girilen bu yeni döneme işaret eden yerlerden. Deniz kenarındaki 40 hektarlık bir alana yayılan Fumba, teraslı ve hafif rüzgar esintili 26 odasıyla şehir hayatını bir süreliğine de olsa gerisinde bırakmak isteyenler için ideal. Dalgıçlar için özel bir not: bölgedeki PADI lisanslı dalış merkezi, mercan kayalıklarına yapılan kolay ve güvenli bir seyahati garantiliyor. Geceleri ise, Dhow Fum Bar’ın büyük bir baobab ağacı altından denizi seyreden locasında diğer Fumba misafirleriyle bir araya gelerek akşam içkilerinizi yudumlayabilirsiniz.

Mutlaka Yapın!

Denizin keyfini çıkartmak istediğiniz bir gün, irili ufaklı pek çok adayı görmek için Menai Bay Koruma Bölgesi’ne düzenlenen gezileri mutlaka deneyin. Fumba’da kalanlar için günlük servisleri de bulunan Safari Blue (255-777/423-162; www.safariblue.net) bu tür geziler düzenliyor. Ayrıca, unutmadan not edelim: Safari Blue gezileri, şnorkelle kayalıklara dalmak ve küçük bir ağaç koruluğunun çevrelediği doğal göle dalış yapmak için verilen küçük molaları da içeriyor.
http://www.gezz.org/index.php/seyahat/seyahat-onerileri/85-seyahat-onerileri/351-tatli-kacamaklar-makul-fiyatta-5-sahil-beldesi alıntıdır...

Hiç yorum yok: