31 Temmuz 2008 Perşembe

LUXURY YACHT


LUXURY YACHT

The type of luxury yachts we offer:
Luxury yachts:
Luxury crewed superyacht charters, both power motor and sailing boats, in all the areas of the world from the Mediterranean to the Caribbean, Asia to the South Pacific, Australia & New Zealand to the Indian Ocean.
Sailing charters & vacations:
CharterWorld provides full charter yacht rental sailing vacations & holidays including flights, accommodation and sightseeing.
Bareboat charter:
We have access to all the main bareboat rental worldwide including current specials and discounts for bareboats.
Power/Motor boats:
Luxury power & motor boat charter yachts are available either as bareboats or crewed yachts.
Sailboat charter yachts:
Sailing charters and sail boats from catamarans to monohulls, bareboat to crewed boats.





Charter World has yacht charters in the following locations:
Yacht charter boats in: Abacos, Acapulco & the Mexican Riviera, Adventure Charter, Aegean Islands, Alaska & British Columbia, Amalfi Coast, America, Anacortes & the San Juans, Andaman Sea, Angra dos Reis, Antibes, Antigua, Asia, Auckland & Hauraki Gulf, Australia, Australia & New Zealand, Bahamas, Baja California, Balearic Islands, Barbados, Barbuda, Barcelona & Spain, Bay of Islands, Belize, Bora Bora, Bormes, Brazil, British Virgin Islands, BVI, Brittany, Bunbury, Western Australia, Cairns & the Great Barrier Reef, Cancun, Cannes, Canouan, Caribbean charter yachts & boats, Chesapeake Bay, classic, Corsica, Croatia, Cyclade Islands, Desolation Sound, Elba, England, Europe, Fiji, Fiordland, Florida, Florida Keys, Fort Lauderdale, Fraser Island, French Riviera, Greece, Grenada, Grenadines, Gulf Islands, Hamilton Island, Hobart & Tasmania, Ibiza, Iles d'hyeres, Indian Ocean, Ionian Islands, Ireland, Italy, Jost Van Dyke, Leeward Islands, Madagascar, Maine, Malaysia, Malta, Marlborough Sounds, Martinique, Mediterranean boats, Mexico, Miami, Monaco, Mozambique, Murray River, Australia charter yachts, Naples & Capri, New Caledonia, New England New York, New Zealand, Nice, Pacific Northwest, Palma, Perth, Western Australia, Pittwater & Hawkesbury, Portofino, Procida, Puerto Rico & Spanish Virgin Islands, Sardinia, Scandinavia, Scotland, Seychelles, Sicily, South Africa, South Pacific Islands, St Petersburg & Tampa, St. Kitts, St. Lucia, St. Martin/St Maarten, St. Thomas, St. Vincent, Sunshine Coast & Jervis Inlet, Sydney, Tahiti, Thailand, Tonga, Tortola, Turkey, US Virgin Islands, Valencia, Vanuatu, Venice, Vibo, Virgin Gorda, Wellington, Whitsundays, and the Windward Islands yacht charter boats.

tatil kacamakları-ucuz tatil için

Meksika sahillerinden Tayland Körfezi’ne uzanan enfes bir kıyı şeridini, makul fiyatlar karşılığında yapabileceğiniz harika bir tatil için araştırdık. Bu doğa harikası 5 inziva bölgesinin birinde geçireceğiniz tek gecenin size en yoğun sezonda bile 250 doların altında bir ücrete mal olacağını garanti ediyoruz.
Meksika-Veracruz (145$)

Meksika’nın kıyı şeridi, eğlenceye düşkünlüğü ve giderek artan kalabalığıyla meşhur bir turist kafilesine ev sahipliği yapmaya devam ettikçe iştahla tüketilen çok önemli birkaç tarihi zenginliğine daha da kuvvetle sarılıyor. Bunların arasında, yüksek standartlara sahip yenilikçi ama bir o kadar da yerel çizgilerden esinlenerek yaratılan bölgedeki tasarım harikalarını sayabiliriz. Mexico City’nin en önemli otellerinden Playa del Carmen’deki Habita Hotel ve Deseo’nun arkasındaki isim Carlos Couturier’in yeni projesi Azucar (Monte Gordo; 52-232/321-0678; www.hotelazucar.com), yukarıda bahsettiğimiz yerelle yeniyi birleştiren tasarım harikaları arasında sayılabilir. Otel, Veracruz’un doğu bölgesindeki şeker kamışı tarlalarıyla narenciye koruları ve bakir kumsallar arasında konumlanmış.

Bu küçük ama gösterişli tatil kasabası; rahatlatıcı fiziki konumu, her sabah yapılan yoga egzersizleri, otele bir Doğu kenti havası veren Asya’yla bir örnek spa’sı, canlı pembe renkleri, her yerde kendini gösteren Meksika titizliği, enfes yemekleri ve tatlı su karidesleriyle geleneği yeniden tanımlarken yarattığı Latin havasıyla ondan uzaklaşmamaya da çalışıyor. Heykelvari duvarları, inci renkli karoları ve hamaklı özel teraslarıyla 20 kadar ışıldayan ağaç evi tatilinizi eşsiz kılmak için sizleri bekliyor.

Mutlaka Yapın!
Bölgenin şeker endüstrisinin önemli bir yapıtaşı olduğu günlerden esintiler taşıyan ve Fransız ve Afro-Karayip karışımı sakinleriyle dikkat çeken merkeze 10 dakika uzaklıktaki San Rafael kasabasını mutlaka görün. Burada, kente özgü olan el yapımı peynirler, baget ekmekler, küçük kekler, pan de agua ve nefis lechero kahvesini denemek için mutlaka uğrayın: Bay Lambert’in Geleneksel Peynir ve Kreması (39 Avda. 16 de Septiembre N.; 52-232/325-0373) ve Maasberg aile fırını (3 Calle Encinas; 52-232/325-0423).
Tayland-Phuket Adası (243$)

Eşsiz tatil beldesi Phuket, kıyı şeridini harabeye çeviren tsunami felaketinin üzerinden iki yıl geçmeden, yepyeni ve değişik seçeneklerle kendini geliştirmiş olarak karşımızda. Bölgede geçtiğimiz yıl içinde bir dizi otel açıldı. Bunların içinde en göze çarpanı Indigo Pearl (66-76/327-006; www.indigo-pearl.com). Nai Yang kumsalının yakınlarındaki bu 277 odalı tatil kasabasında, Bangkok asıllı mimar Bill Bensley’nin dokunuşlarını görürüz. Indigo Pearl’ün endüstriyel iç tasarımı; parlak yüzeyleri, demir kirişleri, rüzgara açık tavanları ve makineleşmeden özenilerek yapılan heykelleriyle bölgenin kalay madeni olarak önem taşıyan daha önceki dönemine gönderme yapar. Otelin içindeki en etkileyici şeylerden biri Tai ipeğinin süslediği çarşaflardan ve sandalyelerden oluşan bir bahçe. Bu arada pelüş yataklar ve geniş banyoları da unutmamalıyız. Dağınık bir alana yayılmış otelde ayrıca üç tane yüzme havuzu (küçük bir not: sakın küçük cam bilyelerle süslü ‘yılan derisi’ havuzunu kaçırmayın!), yoga merkezli bir spa, tenis kortları, hafif esintili bir tapas barı ve farklı beş adet bölgesel restoran bulunuyor. Kumsal boyunca, uygun fiyatlı bar seçenekleri gecenizi ve gündüzünüzü canlı tutmaya devam ediyor.

Mutlaka Yapın!
Hafif dozlu bir kültürel esintisi için Phuket Kasabası’nın içinde mutlaka yürüyüşe çıkın. Burada, Phuket’in kalay-işleme merkezi olarak anıldığı 19. yüzyıldan kalma Sino-Portekiz tarzı alışveriş mağazalarının şık restoran ve barlara dönüştürüldüğünü görüyoruz. Antikalara bakmak ve goon jian adı verilen marine edilmiş spsla servis edilen iri karidesler gibi yerel yemekleri tatmak için mutlaka uğrayın: China Inn Café (20 Thalang Rd.; 66-76/356-239, iki kişilik yemek 30$).
Belize-Ambergris Caye (230$)

Rehavet bölgesi olarak anabileceğimiz Ambergis Caye, kumlu Belize şehrinden 20 dakikalık bir uçuş mesafesinde olmasına rağmen ziyaretçilerine başka bir dünyaya geldikleri hissini yaşatıyor. Pudra beyazı kumsalları, çıplak ayakla yapılan alışverişleri, araba kullanımının yasak olduğu yolları (yerel halk, yürümedikleri sürece, ulaşımlarını çoklukla el arabaları ya da yol yorgunu bisikletlerle sağlıyor) ve mahmur yürüyüşleriyle Ambergis Caye; inzivaya çekilmek isteyenler için uygun bir yer. Adanın kuzey kesimindeki özel bölgede konumlanmış olan Mata Chica Beach Resort (011-501/220-5010; www.matachica.com), tatil severler için ideal bir yer.

Burada konaklayanlar, merkezi San Pedro’nın canlı restoranları ve alışveriş merkezlerinin deniz taksisiyle yapılan kısa bir yolculuk uzaklığında olduğunun farkında olsalar da kendilerini doğanın büyüleyici rehavetine kaptırmaktan alıkoyamazlar. Yine de sessizlikten sıkılabilecekler için sunulan Mambo restorandaki enfes deniz yemekleri menüsü, yeni martini salonundaki film gösterimleri ve spa’daki muz ve esmer şeker terapileri gibi alternatif seçenekler; bu tatil beldesini biraz daha hareket için bırakıp gitmeyi zorlaştırıyor. Mango veya kavun pembesine boyanmış açık renkli 14 bungalovun hepsinde deniz manzarası, havalandırma, teras, Lionel Dumas imzalı duvar resimleri, etrafı bambu ağaçlarından yapılma malzemeyle kaplanmış cam duvarlı duşlar ve Meksika işi fayanslar bulunuyor. Kumsalın hemen önündekilerden 120 dolar daha ucuz olmasına rağmen denize 30 saniyelik bir yürüyüş mesafesindeki Sea Breeze bungalovlarını özellikle tavsiye ediyoruz. Aklınızda olsun, bunlardan sadece dört adet var.

Mutlaka Yapın!
Deniz yaşamının bir kaleydoskopu için mutlaka Hol Chan Marine Reserve (www.holchanbelize.org) uğrayın. Deneyimli dalgıçlar eşliğinde yapılan bir gezi sonrasında turkuvaz rengindeki denizin ortasında gece mavisi ünlü Mavi Delik sizleri bekliyor. Akşamları ise pizzaları, soğuk margaritaları ve yakamoz süslü deniz manzarasıyla ünlü Rojo Lounge’a (011-501/226-4012; www.azulbelize.com) mutlaka gidin.
İspanya-San Sebastian (177$)

Yüzyıldan fazla bir süredir tatil beldesi olarak anılmasına karşın (örneğin, İspanyol Kraliçesi Maria Cristina 1890’larda yaz tatili için sık sık burayı tercih ediyordu); San Sebastian, doğuştan getirdiği bir özelliği olan kartpostalımsı güzellikteki beyaz ve parlak renkli kumsallarından çok gastronomi kabiliyeti ile mevzu bahis edilir. Bölgenin, bu az da olsa göz ardı edilmiş zenginliğinin tadına en iyi varabileceğiniz adres: La Concha kumsalının merkezindeki geniş yürüme yolunu ortalayan 1911’lerden kalma Viktoryen stiliyle göze çarpan Hotel Niza (56 Calle Zubieta; 34-943/426-663; www.hotelniza.com). Niza’nın 40’a yakın odası yerel tonları hakim olduğu mavive sarı renkler kullanılarak boyanmıştır. Odalarınıza giderken yaptığınız yolculukta size demode ama bir o kadar da nostaljik öğeler taşıyan eski bir asansör eşlik ediyor.

Gece olduğunda; yalnızca otele gelen turistler değil San Sebastian sakinleri de, otelin lezzetli ve uygun fiyatlı yemeklerinin tadına bakmak için Niza’nın İtalyan restoranı (La Pasta Gansa) ve tapas barını (Cafe Biarritz) doldururlar. İlerleyen saatlerdeyse, yenen enfes güzellikteki yemeklerden memnun bir şekilde, Calle Reyes Catolicos boyunca uzanan barlardan birinde yakamoz süslü denize bakarak içkinizi yudumlamaya devam edebilirsiniz. Bir Niza misafiri olarak gündüzleri La Concha’da güneşlenebilir, Zurriola’da sörf yapabilir ya da bir zamanlar Maria Cristina’nın yaptığı gibi Palacio Miramar’ın şimdilerde piknikçilere açık olan çimenlik alanlarında yürüyüş yapabilirsiniz. Mutlaka Yapın!: San Sebastian’ın restoranları pinxtos adı verilen yerel bir tür yemekle ünlü. Mesela, iç içe geçmiş caddelerden oluşan Eski Şehir’in tam göbeğindeki Gandarias (23 Calle 31 de Agosto; 34/943-426-362; iki kişilik yemek 65$), pinxtos’ları birer mücevher gibi tabaklara dizerek iştah kabartıyor.

Mutlaka Yapın!
Bir de, eski limandaki Aita Mari (21-23 Calle Puerto; 34/943-431-359; iki kişilik yemek 78$) taze balıkları ve özenli sunumuyla San Sebastian’da gidilmesi gereken yerlerden biri.
Tanzanya-Zanzibar (168$)

Afrika’nın baharat adası olarak ünlenen Zanzibar, tarihinin ilk günlerinden itibaren gezginleri kıyılarına çekmeyi başarmış bir yer. Bazı günler parlaklığıyla 1965 model Mustang’in Hanedan Yeşili rengini anımsatan suları, ünlü beyaz kumsalları ve artan sayıdaki stil sahibi otelleriyle Zanzibar; yeni ve sofistike bir döneme giriyor. Fumba Beach Lodge (255-777/860-504; www.fumbabeachlodge.com) Zanzibar’da girilen bu yeni döneme işaret eden yerlerden. Deniz kenarındaki 40 hektarlık bir alana yayılan Fumba, teraslı ve hafif rüzgar esintili 26 odasıyla şehir hayatını bir süreliğine de olsa gerisinde bırakmak isteyenler için ideal. Dalgıçlar için özel bir not: bölgedeki PADI lisanslı dalış merkezi, mercan kayalıklarına yapılan kolay ve güvenli bir seyahati garantiliyor. Geceleri ise, Dhow Fum Bar’ın büyük bir baobab ağacı altından denizi seyreden locasında diğer Fumba misafirleriyle bir araya gelerek akşam içkilerinizi yudumlayabilirsiniz.

Mutlaka Yapın!

Denizin keyfini çıkartmak istediğiniz bir gün, irili ufaklı pek çok adayı görmek için Menai Bay Koruma Bölgesi’ne düzenlenen gezileri mutlaka deneyin. Fumba’da kalanlar için günlük servisleri de bulunan Safari Blue (255-777/423-162; www.safariblue.net) bu tür geziler düzenliyor. Ayrıca, unutmadan not edelim: Safari Blue gezileri, şnorkelle kayalıklara dalmak ve küçük bir ağaç koruluğunun çevrelediği doğal göle dalış yapmak için verilen küçük molaları da içeriyor.
http://www.gezz.org/index.php/seyahat/seyahat-onerileri/85-seyahat-onerileri/351-tatli-kacamaklar-makul-fiyatta-5-sahil-beldesi alıntıdır...

4 Temmuz 2008 Cuma

PARİS ŞEHRİ BİR BAŞKA GUZELDİR




Paris, Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış (bilinen) olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir (kent) olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer almakta ve uluslararası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır (bilinmektedir.)
2004 yılında Paris şehir sınırları içindeki nüfusun 2.153.600 kişi olduğu INSEE (Institut national de la statistique et des études économiques - Ulusal istatistik ve ekonomik çalışmalar enstitüsü) tarafından tahmin edilmektedir. [1] 20. yy.'da şehir sınırlarının dışına taşarak büyümüş ve banliyöleriyle birlikte 2007'da 12,1 milyonluk nüfusa ulaşmıştır. [2]. Paris şehrinin özlü sözü Latince "Fluctuat nec mergitur" yani "Sallanır ama batmaz" (Fransızca:« Il est battu par les flots sans être submergé »). Şehrin armasındaki "Scilicet" yani gemiyi anlatmak için kullanılır. Bu gemi Ortaçağ'da şehri yöneten güçlü "Gemiciler" (Nautes) ya da "Su tüccarları"nın kurduğu birliği sembolize eder. Şehrin koruyucusu, 5. yy.'da Attila'yı şehri yıkmaması için ikna ettiğine inanılan Azize Geneviève'dir.


***************************************************************.
It is situated on the River Seine, in northern France, at the heart of the Île-de-France region (also known as the "Paris Region"; French: Région parisienne). The city of Paris within its administrative limits (largely unchanged since 1860) has an estimated population of 2,167,994 (January 2006)[3]. The Paris unité urbaine (or urban area) extends well beyond the administrative city limits and has an estimated population of 9.93 million (in 2005).[4] The Paris aire urbaine (or metropolitan area) has a population of nearly 12 million[5], and is one of the most populated metropolitan areas in Europe.[6]
An important settlement for more than two millennia, Paris is today one of the world's leading business and cultural centres, and its influence in politics, education, entertainment, media, fashion, science and the arts all contribute to its status as one of the world's major global cities.[7] The Paris Region (Île-de-France) is Europe's biggest city economy, and is fifth in the World's list of cities by GDP. With €500.8 billion (US$628.9 billion), it produced more than a quarter of the gross domestic product (GDP) of France in 2006.[8] The Paris Region hosts 36 of the Fortune Global 500 companies[9] in several business districts, notably La Défense, the largest purpose-built business district in Europe.[10] Paris also hosts many international organizations such as UNESCO, the OECD, the ICC and the informal Paris Club.
Paris is the most popular tourist destination in the world, with over 30 million foreign visitors per year.[11] There are numerous iconic landmarks among its many attractions, along with world famous institutions and popular parks.

VEDİKTE NEREYE GİDİLİR

Grand Kanal:
Grand kanal Venedik'e geldiğinizde öncelikli olarak görmeniz gereken , Venadik'in ana cadddesidir.Venedik'in karaya bağlandığı noktadan kalkan Vaporetto lardan birine bindiğinizde sizi , bu harikacaddeden sürprizlerle dolu bir rüyaya taşıyacaktır . Evet , Grand kanalda suların üzerinde süzülürken aklınızdan sıkça geçecek bir sorudur bu , acaba rüyada mıyım ? Vapurunuz ilerdeçikçe ne tarafabakacağınızı şaşırırsınız ; bu durumda en iyisi bir gidiş bir de yukarı dönüş turu yapmaktır ki hiçbirşeyi kaçırmayasınız.Öncelikle , Venedik'in kendine has ev mimarisi sizi gülümsetir.Hepsi birbirinden güzel renklere boyanmış suların içinde yüzyıllardır solmayan çiçekler gibidirler ve sanki bunun farkındaymış gibi hepsinin cam içlerinde yine rengarenk çiçekler sizi karşılar.Bir an duraksarsınız bu evlerin kapılarının suya açıldığını farkedince. Grand kanaldan turunuza devam ederken buraya açılan küçük kanalcıklarıgörürsünüz , bazıları sadece gondolların girebileceği genişliktedir.Yolunuz her iki yakasında kimisi baston şekerler gibi boyanmış kimi de ham kütük kazıklar görürsünüz ki bunlar teknelerin park yerleridir.Sular , gondollar , köprüler derken birden bire karşınıza çıkan San Marco meydanı , katedral , kiliseler , Campanelli , Dükler sarayı ve diğer ihtişamlı binalar Venedik'in bitmeyen güzellikleri olarak kendilerini gösterir.


Rialto Köprüsü:
Venedik kentinin en renkli mekanlarından biridir Rialto köprüsü . Yalnız iki yakayı birbirine bağlamakla kalmaz ; aynı zamanda cıvıl cıvıl bir alış veriş mekanıdır.Rialto köprüsünün üzerinde , girişinde ve çıkışında birbirinden güzel cam eşyalar , maskeler , kuklalar , ayakkabı-çanta ve meyve sebzeden tutunda şekerleme ve çöreklere kadar satın alabilecek her şeyi bulabilirsiniz.Bütün bu alışveriş keyfinin ötesinde Rialto köprüsünün üzerinden grand kanal manzarası bir harikadır.Altınızdan geçen gondollar,vaporettolar ; içinizi ısıtan güneş veya gecenin içinde ışıl ışıl akan sular, hele bir de binalardan yankılanan gür sesiyle aria söyleyen gondolcular ; işte Venedikte mutlu olmak bu kadar kolay.

VENEDİK AŞIKLAR ŞEHRİ

Dünya üzerinde görebileceğiniz en sihirli mekanlardan biridir VENEDİK. Denizin ortasına kondurulmuş muhteşem yapılardan oluşan ve üzerinden geçen yüzyıllardan etkilenmeden günümüze gelen bu güzel şehir , insanın görmeden ve içinde yaşayıp o nemli havasını solumadan gözünde canlandırabileceği bir yer değildir.Venedik ; kuzey İtalya'nın doğusunda Adriyatik denizi kıyılarında karaya 4 kilometre uzunluğunda kara ve demir yolu köprüsü ile bağlanan , yaklaşık 118 adacık üzerine kurulu bir ada şehirdir.Venedik'te adacıkları birbirinden ayıran 170 kanal ve birbirine bağlayan 400 köprü bulunur.venedik ; tarih boyunca Avrupanın en önemli ticaret başkentlerinden biri olmuştur. Venedikliler, Türklerden ve Araplardan öğrendikleri sayı sistemi ile ticaret aritmetiğini en üst düzeye çıkarmışlar ve bu nedenle bütün Avrupalı tacirler bu aritmetiği öğrenebilmek için Venedik'te açılan birçok oklula gelerek eğitim almışlardır. Venedik nüfusu o dönemlerde 300.000 civarında iken günümüzde 72.000'e kadar düşmüş ve halen azalmaktadır.Yaşlı nüfusun yoğunlukta olduğu Venedik , artık anakarada bulunan Mestre adı verilen yeni şehre doğru kaymaktadır. Venedik'te yaşayanların %50'den fazlası geçimlerini turizmden sağlamaktadırlar.Bugüne kadar ki rekor bir günde 150.000 turisttir.Bu kadar turistik olması ve herşeyin deniz yoluyla taşınması sonucu fiyatlar İtalya'nın geneline göre %10 daha pahalıdır.